HAYVAN HAKLARI - AR
Anatolians

Shepherd's Dog

Anatolian Contact

Akbas  (Akbash) and Kangal Facts

Anatolian Articles

Choban Articles

Links

Yoruk Photos in Turkish Villages

Türkçe Çoban

Akbas Kafkas Çözüm

Kangal Tutmak

Hayvan Haklari- AR

Modern Isgal

 

HAYVAN HAKLARI- ANIMAL RIGHTS 

PETA simdide Turkiye'ye sizdi. Diger hayvan haklari orgutleri gibi, bu isgalci ve terorist orgutun hayvan haklari ile bir ilgisi yok. Hayvanlar uzerinden insan haklarini ele gecirmekle ilgisi var. PETA icin bir karinca ile insan arasinda fark yok. Laboratuarlarda fare yerine insan kullanilmasini savunan bir orgut bu. Hayvanlarini sevenler, bu orgute ve onun beyinleri yeniden programlanmis temsilcilerine karsi dikkatli olmali. Dillerindeki ile yureklerindeki bir degil. Amac, hayvanlariniz uzerindeki haklarinizi tek tek, alistira alistira, ellerinizden almak. http://www.consumerfreedom.com/news_detail.cfm/h/2339-peta-and-terrorism-the-real-deal

Amerikan Tarim Bakanligi PETA'yi teror orgutu olarak sinifladi: http://www.huffingtonpost.com/2009/12/02/usda-classifies-peta-as-a_n_376841.html

 

1-SOKAK HAYVANLARINI YAKALAMAK, HAPSETMEK, IMHA ETMEK

2-HAYVANLARIN RAHIBI

3- PRISONERS OF HUMANE SOCIETY, THE CATS

4- SOKAK ITINE CANKURTARAN

5- BALINA IYI DE..


SOKAK HAYVANLARINI YAKALAMAK, HAPSETMEK, IMHA ETMEK

Bu yaziyi uluslararsi sokak hayvanlari kontrol etme dernek ve kurumlarinin gozlerini Turkiye ve Azerbaycan’a dikmelerini ogrendikten sonra yazma ihtiyaci duydum. Bu kisiler, inandiklari evrensel dogrulari esliginde, tum dunyaya kendi ulkelerinde surdurulen uygulamalari goturmek kararliligindalar. Genis bir acidan bakildiginda bunun sadece hayvanlara yonelik ahlaki tavirlarla sinirli olmadigi gorulecektir. Ihrac ettikleri belli bir dusunce ve inanc duzenidir.

 

Turkiye’de yillar once okudugum bir gazette haberine gore sekiz kisiye bir kedi dusuyor. Buradan ulkedeki kedi nufusunun 10 milyona yakin oldugunu varsayabiliriz. Bir veteriner tanidigima gore bu rakam en az 15 milyon. Bu kadar kedinin evlerde ikamet etmedigini biliyoruz. Bilinmedik zamanlardan beri kediler sokaklarda yasarlar. Tek katli evlerin, koylerin kedileri, sikca disarida vakit gecirirler. Sokak itlerinden farkli olarak sokak kedileri,  cusselerinin kucuklugu nedeniyle goze batmadan sehirlesmenin olustugu yerlerde surdururler. Besin kaynaklari copluklerdir. Arabalarin, altlarinda ve ustlerinde uyuyup, bodrumlara, merdiven altlarina yavrularlar. Copluklerdeki ozellikle et kokenli artiklari kokusmalarina firsat vermeden temizledikleri gibi, fare nufusunun artmasini ve fare ile gelen bulasici hastaliklarin yayilmasini onlerler. Yediklerini, park ve bahcelere diskilayip gomerek, topragin gubrelenmesine katkida bulunurlar. Ciftlesme mevsimleri disinda ses de cikartmazlar. Insanlara saldirdiklari belgelenmemistir.

 

Sokak itlerinin sayisi, kedilerle karsilastirildiginda bir milyonu dahi bulmaz. Onlarin besin kaynaklari coplukler ve mahallelinin verdikleridir. Sayilari arttiginda gurultucu olurlar, ama gurultuleri, belediye hoparlorleri,  korna ve motor gurultusu  ile karsilastirilmaz. Sayilari artip da saldirganlasmaya basladiklarinda, insanlardan tepki gorurler. Kuduz hastaliginin kaynagi olarak gorulseler de sehirli sokak itlerinin kuduz mikrobunu edinmeleri, tasiyici tilkiler sehirde yasamadiklarindan adeta sifirdir.

 

Her iki sokak hayvani da insanlarin hayat bicimlerini etkilemeden yasar giderler. Buna ragmen hayvan koruyuculari olarak kendilerini adlandiran insanlar onlari sokaklarda gormek istemezler. Onlara gore hayvanlarin refahi yukseltilmelidir. Bunun yolu da onlari, hayvan barinaklari adlarini verdikleri toplama kamplarina istiflemektir. Gozden irak olduklari surece sorun adeta yoktur. Sokaklari kedi ve itlerden temizlemek onlara gore uygarlasmanin kosullarindandir da, cunku Avrupa’da oyledir –Anlasilan bu kesim Yunanistan ve Portekiz’deki sokak hayvanlarindan habersizdir-.

 

Bu durumdan zarar gorenler ozellikle sokak itleridir, cunku it, kediye gore daha iridirler, goze carpar, ses cikartirlar. Toplanan itlerin baslarina neler geldigini, acliktan birbirlerini nasil yediklerini hepimiz biliyoruz. Sokaktaki it ise ac kalmaz, cunku sistem rizkini verir ona. Toplanip, hapsedilen itler, beton ustunde yatar kalkarlar. Ayaklari topraga degmez. Asiri kalabaliklastiklarinda, bulasici hastaliklar bas gosterir, cunku bu hayvalar diskilari ile yasamaya zorlanirlar. Kapanan hayvanlar bunalima girer, saldirganlasirlar, cunku mutsuzdurlar. Sokaktaki it ise bir gunde km’lerce dolasir. Yiyeceklerini degisik kaynaklardan bulur, degisik yerlerde uyur ve hastaliklarin olusmasina neden olacak duragan bir hayat surmez. Sokak kedi ve itlerinin veteriner fakultesi ogrencilerine deneklik yapmasi, kesilip bicilmeleri, hayvanlari, insani degerlere esleyerek sevebileceklerini sananlari rahatsiz etmez, ama coplukten beslenen bir hayvan onlari rahatsiz eder.

 

Korumacilar aslinda kontrolculardir. Bu insanlarin bu hayvanlara yonelttikleri sevgi degil, bir cesit korkudur. Denetleme gucunden yoksun olanlar, mutlaka bu hayvanlari belli merkezlerden idare etmek ihtiyacindadirlar. Sokaktaki hayvanlar onlar icin kaostur, cunku istiflenmemislerdir. Korumacilar, bu hayvanlari besi sigir usulu hapsetmekten adeta keyif alir birbirlerini ne denli iyi kalpli insanlar olduklarindan oturu kutlarlar.  

 

Bu insanlarin dunya gorusleri, ideolojileri, serbestlikten alerjilenirler. Ayni carpik ideoloji sahipleri, yiyecek sektorune de ayni ekilde yaklasip, serbest uretim ve aracisiz satisin onune gecmislerdir. Bu kez onermeleri, saglikli ya da kendi deyimleri ile hiyjenik yiyecek tuketilmesi gerektigidir. Aynen dedikleri gibi tuketicidir bu topluluk. Uretmez ama tuketmek icin denetleme yapar. Yuzlerce yildir yapilan geleneksel, peynir, yogurt vb yiyecekler ancak buyuk isletmelerce, ellerine naylon torba gecirmis insanlarca yapilirsa temiz olabilir ancak. Bu nedenle, her asama denetlenmelidir. Oyle ya denetlenmedigi caglarda, ornegin 2000 yili oncesinde Turkiye’de insanlar hastaliktan kiriliyorlardi!

 

Asil mesele denetimdir. Sokak hayvanlarini denetleyen sehri denetleyebilir, sigiri numaralandirip, tekeli altina alan, sut urunlerini, temel gidalari idare edebilir. Bu tarz toplum muhendisligi ile kultur ve tuketim aliskanliklari denetlenir ureticiler uzerinden ve sonunda toplum Avrupa’daki bir merkezde uydu araciligi ile uydulastirilarak yonetilir. Nasil sokak hayvanlarinin toplanip hapsedildigi ve sayilari belli bir sinira geldiginde imha edildigi yerlere insancil “hayvan barinagi” adi veriliyorsa, bu sistemler butunune de uygarlik denir.

 

Uygarlik (Medine-yet) ile sehirlesmenin bir sanilmasinin getirdigi zihin bulanikligina, sehirlesme ile hayvanlarin azalmasi arasinda olumlu bir korelasyon kurmakla devam edilmektedir. Ornegin koyun ve esek beslemenin serbest oldugu bir koy, genisleyen kasaba ile kasaba sinirlari icine girdiginde, bu hayvanlari bulundurmak birden yasadisi oluvermektedir. Oysa bu hayvanlar gecim kaynagidir. Gecimini bu hayvanlardan saglamayanlar, saglayanlarin, bundan boyle ya gecimlerini baska kaynaklardan saglamalarini ya da henuz ureticiligin yasak olmadigi bolgelere goc etmelerini istemektedir.

 

Uygar oldugu kabul edilen AB ulkelerine bakildiginda, koyler olduklari gibi agillarina kadar korunurlar ve hayvan beslemek yasaklanmaz. Agillar yikilmadan, oldugu gibi korunarak eve donusturulmelerine izin vardir. Sigir boku kokusundan hoslanmayan, sehirde kalip egsoz gazi kokusuyla yasamlarina steril bir sekilde devam ederler. Turkiye’de AB’ye uydurulma sureci icinde getirilen yasak ile, koylerde ust katta insan, alt katta hayvan yasayamaz. Bir koyden otekine izinsiz bir kuzu goturulemez. Boylece insan sagligi da, saglik hizmeti verdigi subheli olan devletin tekeline girer. Su ki, neyin nasil yenebilecegi, nerede, neyle, nasil oturulabilecegi, hangi hayvanlarin sehirde bulundurulabilip, hangilerinin koylerde, hangi kosullarda bulundurulabilecegi, gelenek elin tersi ile itilerek, totaliter sterizalator, devletce belirlenir. Onun sivil orgut kuruluslarindan olan, sokak hayvanlarini gozden ve ruhdan uzak tutma kuruluslari da sehirde gozden kacan hayvanlari toplama “insancil” kampanyasini baslatir. 

 

“Sivilizasyon” anlayisi bulanikligi ulkelerde ise uygar olmak icin ne bilinc ne de secme hakkina sahib olmaya gerek vardir. Uygar olmak icin baskin kultur olan tuketicilerin sozunden cikmamak yeterlidir. Buna gore sokak hayvanlarini yakalamak, hapsetmek, imha etmek uygarliktir. Sokaktaki insanlar sorarsaniz buyuk bir cogunlugunu serbest kedi ve itler rahatsiz etmezler, rahatsiz olan ve aslinda ruhen “obsesif” liklerinden arinmalari icin yardim gereksinen kesim ise serbestligi “basibosluk” olarak deyimlendirerek duruma oldugunda daha vahim bir hava verirler.

 

Sokak kedileri Turkiye’nin simgesi olabilirler, cunku onlarin sokaktaki varliklari insanlarin hayvanlara olan anlayisini gosterir. Anadolu insaninin batidan akil almadan kendi dinamikleri icinde gelistirdigi yumusak basli insancilligin gosterisidir sokak canlilari. Sokaklar, ufak, rahatsiz bir azinlik adina ve icin sokak hayvanlarindan temizlenecegine, varolan durum leyhe cevrilebilir. Asilandiktan sonra kisirlastirilan ve kupelenip sokaklara geri salinan kopeklerden Amerikalilara sozettigimde, bana “bizim hayvan zabitalarinin sizden ogrenecekleri var denildi”. Isin dogrusunu kimsenin kimseden ogrenmesi gerekmiyor.

 

Her toplum kendi dengelerini cok onceleri bulmus zaten. Turkiye’de disaridan odunc akil ile orgutlenmeye kulak asilmamasi ve varolan kulture ve degerlere kiymet verilmesi ile millet kendine saygi duyabilir ancak. Kultur ve yasak ithalatcilari, toplumu tuketicilige mahkum eden gorevlilerdir.

 

Sokak hayvanlari nufusunu, evcil hayvan satan hayvan dukkanlarindan satin alinip, sonra sokaga atilan hayvanlar olusturmaz. Sokak hayvanlarinin varlik nedeni cop tenekeleridir. Belediyeler, yurttasin vergilerini dolayli nedenler icin harcamaktansa, cop toplama ve cop bulundurma sistemini duzenlemekle buyuk olcude cozeceklerdir. Sokak cocuklari da asagilanarak ya da Brezilya’da bir zamanlar oldugu gibi imha edilerek degil, onlari vareden nedenler ortadan kaldirilarak topluma yuk olmak durumundan cikarilabildiler.

 

Her seye ragmen unutulmamasi gereken sudur: medeni milletler seviyesine cikilmaz her zaman, gunumuzde oldugu gibi bazen de inilir. Marifet sokak hayvanlarini sokakta koruyabilmektedir, toplama kamplarinda degil.

 

20071017

HAYVANLARIN RAHIBI

Ideolojisinin temel diregi hayvan sevgisi olan HR, yeni bir dinin temsilcisi olabilecek kadar ruhbandir. Saf kuram, saf slogan arasinda dalgalanir sehirli, tuketici HR’nin ortodoks egilimleri. Hayvan ile dusmani insan arasinda yalitim vazifesi ustlenir HR. Hayvandan gelen sozleri insancaya ve otesine, insancilcaya cevirir, icinde bulundugu duruma gore yorumlar. HR kendinden olmayanlara subhe ile bakar. Onun guvenini kazanmanin tek yolu, iman etmektir tarikat-i hayvanat cemaatina. Ibadet, ne denli abartilir ve taasublasirsa, oteki muminlerce o denli kabul gorur ve yeni adayin, tapinaga kabulu ihtimali artar.

 

Bunu basarmak icin imansizlara ornek olmak, dogruyu uygulamak yetmez. Dogruyu baskilamak da gerekir. Mutaala, muzakere, hemfikirlesme mumkun olmadigindan, nesnenin kutsanmasi one cikar. Kutsal nesneler onun tekelinde olmalidir ki, onlar ustunde karar verme serbestligine sahib olabilsin. Ilerleyen asamalarda, tekelde olma hakki, beli meslek kumelerine ulestirilir. HR bir takliddir. Felsefesini Avrupa’li ruhbandan odunc alir. Ozunu idrak etmedigi onermeler toplaminin, hayvan varliginin inkari oldugunun farkinda degildir ortalama HR. Onun muthis akil yurutmesinin ozu “ogrenciler olmasa, okula gerek olmazdi’ da saklidir. Bu nedenle “Milli egitimi ele gecirmelidir”. HR’nin ideolojisi bireycil secenek ve ozgurluklere degil, entelijant otoriteye dayanir.

 

Boylece, laboratuar, ciftlik ve hayvani gidalarin satildigi yerleri basmak, oradaki hayvanlari yollara salmak, binayi mumkunse icindeki hayvanlari kacirdiktan sonra yakmak, balikci teknelerine saldirmak, kurklu bayanlarin kurklerini cikmaz boyalarla saldirmak mubah yollardandir. HR bir cesit Cihad’dadir. Kendi gibi olmayan tum inancsizlar, potansiyel hayvan dusmanidirlar. Goerge Orwell’in domuzlarini kiskandirircasina, halk kitleleri gozetlenmeli ve kayda gecirilmelidirler. HR bir cesit teroristir, ama davasi onu modernlestirirken meleklestirmektedir de. Onemli olan, hayvan haklaridir HR icin, cunku der ki “insan haklarini insanlar” dusunsun. Der ki “insanin ne kadar az hakki olursa, hayvana o denli az zarar verir”. Ve alabildigince hak toplar haklilardan. Haklilar, haksiz ve suclu olurlar, cunku potansiyel suclu olusturmak, totaliter dogrucu icin en ideal idare bicimidir.

 

Tum devrimler siniflamaya gore degisik asamalara ayrilabilirler, ama devrime giden surec ile sonrasina imzayi atan katilimcilar arasinda keskin farklar olmustur hep. Devrimi yapanlar inanmis ve kararli bir kumedir. Devrim sonrasi, onlarin takibcileri ise at gozluklu burokratlardir. Ornekse, Istiklal Harbi. Bu nedenle devrimler bir sure sonra totaliter baski aracina donusurler. Hurriyet icin tasinan ihtilal bayragi, korku ve baskinin flamasina donusuverir, devrimin akabinde. Ornekse, Sovyet Devrimi.

Hayvanlari yokedip, insanlari mekaniklestirerek tecrid ettiginde HR, sira kendine gelecek. “1984”’u, gozlerine carpmayan rahiblere tavsiye etmeli. Carpsa da, umursamayana da su ozetlenmeli; hayvan haklari icin yola cikan ve hakli bir davanin pesinden giden hayvanlarin basina gecen domuzlar, bir sure sonra insan rolunu ustlendiler. Dikkat edile de insanlar da domuzlasmaya. Yoksa amac bu mu?

20080208


PRISONERS OF HUMANE SOCIETY, THE CATS

 

Recently I watched a show called Animal Cops. Animal cops basically raided an abandoned house to catch stray cats. Their justifications for the raid are that the cats overcrowding the house; the house stinking; the conditions unsuitable for the cats.

 

The house raided was abandoned so it was a perfect place for stray cats just like homeless people. Humans under intensive farm management cause overcrowding. Cats do not allow overcrowding. If given a chance they limit their own numbers in a limited space.

 

Cats are clean animals. They are not dirt bags. They do not defecate in where they live. The raided house had a large yard that would allow cats to relieve themselves. Cats not held captive in a house dig the ground to defecate and then cover the hole.

 

Cops via humane-ists put word in the cats’ mouths by saying that the conditions were not right. Yes they were not for human living, but cats have their own culture and needs. Birds live in the trees and the conditions are not right for humans to survive. Conditions in some third world countries and among indigenous people are not right for a Londoner or New Yorker. Are they being rounded for not living like the modern consumerists called the moderns? None of the caught was skinny or sick. They may have fleas, but what is the big deal? Mammals always had fleas in the wild. Do we have to capture all of them and eradicate the fleas for them? What do we do about rights of fleas? Are they not parasites just like cats and humans living on the other animals?

 

Cops chasing and grabbing them by their throats with long sticks caused enough trauma and terror among the cats. The kittens were simply terrorized by the raiding Homo-sapiens party with nets, sticks and lights. This must be humane. Cops were pretty proud of what they did. They had all the job satisfaction they needed to have.

 

Cats demanded no food, heat or lights. Obviously they found a way to live and were healthy enough to multiply and form a colony. They disturbed no one. If they made noise it is no doubt less then a car with sirens or a honking car.

 

At least twenty cats were taken as prisoners by the humane animal control cops to be jailed under strictly restricted conditions. Most of those cats will not be able to find a home. They will be either “humanely put to sleep” or simply killed by the killing specialists or live the rest of their lives in an animal prison. No one asked the cats whether they wanted to be relocated. In this age “animal rights to be jailed” people should have appointed a cat translator. That way “Cats’ rights” can be explained to them. No one will ask these cats whether they want to eat dry carcinogenic food or fresh, birds, mice and rats in the prison. No one will ask them whether the cats would like to keep their ovaries and testicles. They will be all removed for the good of cats for “humane” reasons.

 

Man is an obsessed animal wishes to control every life form according to his own ideals. Even the ones that do not disturb him do get their share. Cats, dogs, goats and horses do get feral and they make a living without any problem, but since they were once captured and domesticated by man, they belong to man. No one seems to think that all these animals can revert back to their originals after a few generations. Even if they do not they form their own small populations and live without hurting mankind.

 

Where does man get the right to be humane, to capture, to prison and to determine the future of these animals according to his own worldview? Why does man have to apply his own standards of welfare onto the animals? Man is no different to his own species. Jailing is a humane human intervention on any life form. Employing the words such as “love” and “care” justify torture and detention to other life forms. How about a simple form of respect and leaving them alone? Or is the bastardized form of love more than enough?

 

I am not sure whether man is humane or simply brutal and intolerant, but surely when pet hunters went through the “rescue” process, feral rats have been saved from the vicious attacks of uncivil, intact, homeless and feral cats.

 

I must be the only one who thinks that the cats without masters in the abandoned house were once free.

 20090122

SOKAK ITINE CANKURTARAN

 Asagidaki Hurriyet'de A.Arman'in bir yazisinin akabinde kendisine yazildi ve cevab alinamadi. Tahminen cunku ne populist, ne de aktuele bakan bir mektub oldugu icin. Burada sizinle paylasmamda bir sakinca yok.

.

Konu: 22 Sub 2010 tarihli yaziniz

 Ayse  Hanim,  

Hadi gelin bir hayvan daha kurtaralim” yazinizi okudum. Hayvan hakcilara yoneltiginiz sorulariniz makul ama verdikleri cevablar “cici”de olsa sorunlu. Hayvan Haklari akimi birliginde iki sorunu tasiyor: toplumun yeniden yapilandirilmasini ve geleneksel olarak hayvancilik yapan ureticilerin uretim kosullarinin tuketici tarafindan belirlenmesi.

 

Hayvan dusmani biri degilim. Anadolu Yoruk Coban Itleri/ Yoruk Koycilarin Sonu kitabinin yazariyim. Adeta tukenmis olan Karabas koyun ve Turkmen tazisini canlandirmaya calisiyorum. Hayvanlarla iliskim oncelikle saygi uzerine kurulu, acima ve sevgi degil. Saygi, onlari oldugu gibi anlamaktan gecer, idealize ettigimiz gibi onlari ve bakicilari olan insanlari yeniden formatlamaktan degil. Sevgi esitler arasindadir cunku paralel iletisim ve hislesmeyi gerektirir. Ve bu yazdiklarim da tartisilabilir ama hayvan hakcilar tartismiyorlar.

 “Hayvan haklari” a’priori bir kavram ve haklar, sorumluluklar ve aidiyet kavramlari ile ilintili. “Hak” sozcugu gayet sorumsuzca ve israfci bir tarzda kullaniliyor. Insan haklarinin olmadigi bir ulke TR. Iskence, kadina eziyet, tecavuz, yetim cocuklarin sorunlari devam ediyor. Insanin birincil sorumlulugu komsusuna yonelik olmayip da evrensel oldugu varsayilan degerler uzerinden, hele insan olmayan icin mutluluk getirme iddiasina yonelik olursa, herkesin evinin onu pis kalir ve herkesin arka bahcesinde iskence devam eder. Tabii ki yanlisliklar goruldugu yerde duzeltilmeli ama once, oncelikli olanlar. Cocugun onune, kediyi koymak akil kari degil. Kedi, kendi enciginin onune insani ya da fareyi koymuyor. Iliskimiz simbiyotik kedi ile. Bir ana bogulurken bir elinde kedi bir elinde bebegi varsa, yazi tura mi atmali, kurtarilacak olani secmek icin? Hayvanin insana esitligi modern tuketicinin bir inanci; olgu degil. Esitlik Birey bazinda ahlaki de ama hayvan hakcilar bunu kanun uzerinden ve yasaklarla ifade etme girisimindeler.

Hayvan Haklari (HH) Derneklerinin asil amaci 1980lerden beri, ilk asamada tum evcil hayvanlari kisirlastirma ve beslemeyi ozel izne baglama yolu ile uzun vadede tek evcil kedi kalmayincaya kadar yoketmek (ifade kayitlar gecmis). Bu konuda ABD ‘de hayvan sahipleri HH'cilara karsi orgutleniyorlar. Sevgi, ilgi sozkonusu degil. http://www.cobankopegi.com/blog/labels/animal_control.html (bu blog gayet ayrintili bilgi alinabilecek bir kaynak, yazari bir biyolog)

 

Daha sonra avlanmayi yasaklarken (ki avlanmayi spor olarak gormem, ama yasaklanmasi baska bir hal), toplumu vegana donusturerek ciftlik hayvanciligini yoketmek teorisyen HH’cilerin amaclari. (Komplo teorisi degil bu yazdiklarim, gazete haberleri ve deklarasyonlarla desteklenebilir ifadeler). Tum bunlara saygi duyulabilir ama guclendikce temel insan haklarini ihlal eden bir ideloji bunlarinki. Kis olimpiyatlarinda tilki kurku ile danseden bir sporcuyu cekinmeden tehdit edebilecek yapida ideolojik formasyonlari. Turkiye'de olmaz demeyin. Sizdilar bile.

 

Hayvansever tanimini reddedip, hayvan haklari savunucusu olduklarinin altini cizmeleri, yaptiklarinin bir ogretiden koklendigine isaret.

http://www.todaysthv.com/news/local/story.aspx?storyid=74358&catid=2 

Bu linkte HH'cilerin iknasi ile oldurulen yuzlerce Pit Bull'dan sozediliyor. Oysa Dalmacyali ve Golden Retrieverlar istatistiki olarak daha cok insan issiriyorlar. Yaklasim irkci ve ve dusmanca. Bu PB'lerin tek sucu oyle dogmak; oldurulenlerin herhangi bir vakalari yok. Bazi Amerikalinin tum muslumanlari terorist olarak etiketlemesi gibi. Ornegin Almanya’da bazi eyaletlerde Kangal beslemek yasak. Bu HH’cilerin isi. California’dan Texas’a tasinan insanlar biliyorum besledikleri kopek irki Texas’da henuz yasak olmadigi icin. Bu da HH’nin isi. HH’ci hala utanmadan hayvan haklarindan sozedebiliyor. 

 

California’da, gecenlerde gecirittikleri yasa sonrasi insanlar kedi ve  kopeklerini kisirlastirmak zorunda birakildilar. Turk HH cinin akil hocasi, simdilik Almanlar ama Amerika’dan PETA’nin de etkileri gozlenmeye baslandi. ABD’de milletin vergileri hayvan hapishanelerine gidiyor. Su ki sizin evde bir sineginiz bile olmasa, katkida bulunmak zorundasiniz. Ya yetimler?

 

HH’ci ayrica hipokrat. Tek islevi ellenmek olan kedi ve kopegine, hic bir sucu olmayan sigir ve tavuk ile beslemekte bir sakinca gormuyor HH’ci. Ve hergun yuzbinlercesi toplu halde olduruluyor bu hayvanlarin. Bir sigirin hayati, bir kopegin hayatindan neden daha az degerli? HH’ci otcullari, etcillere yem etmekde bir sakinca gormuyor. Onun alerjisi insana yonelik.

 

Sadece ve sadece hayvanlara benim gibi sefkatli ve sevecen olmak icin derneklere uye olanlar oldugundan kuskum yok ama uyeler baslangicta dernegin asil ve uzun vadeli hesablarindan habersizler. Orgutlenip, inandiklarinizi yapmak icin caba sarfetmek birsey, orgutlenip sizin gibi olamayanlara baski yapmak ve onlarin canlilara iliskin algisini ve yasam bicimini zorla degistirmek ise daha baska birsey.

 

Insana oncelik tanimayan, hayvana cankurtaran aliyor. Para kendilerinin ve istediklerini yaparlar ama bu baslangic masum bir baslangic degil. Jung’un projeksiyonu geliyor aklima. Insan sevgisininin vektorunu hayvana yoneltmek! Antropomorfism. HH’cilerin pusulasinda bir hata oldugunu dusunuyorum.

  

Iyi calismalar, mutlu gunler,

 

Guvener Isik

 

20100221

BALINA IYI DE.. 

Bir e-mail aldim. “Balinalari kurtaralim; Danimarka utanmali” diyor. 

.

Iyi de, 

Milyonlarca balik yakalaniyor her gun denizlerden. Onlardan da kan akiyor.

Milyonlarca tavuk kesiliyor her gun. Onlardan da kan akiyor.

Koyunlar, sigirlar vb. Hergun her ulkede, gunluk olarak olduruluyorlar ve kanlari akiyor. Kanlarini gormediginiz icin, etleri plastik paketlerde satildigi icin yine sorun yok.

 

Asil mesaj nedir ilgili ileti de? Et yemeyin mi? Kansiz oldurun mu? Oldurmeyin mi?

Iki yuzluluk bir mesele. Size dusunme sorusu “Neden bir hamsinin cani, bir yunusun canindan daha az onemlidir?”

 

Alabalik ciftliklerinde baliklar hergun oldurulmek uzre uretiliyorlar, tavuk ve sigir ciftliklerindeki gibi. Burada sizce bir sorun yok mu?

 

Ileti’de “utan Danimarka” denmis. Peki her yil kesilen kurbanlar ki onlar 365 gunde bir gunune sahid olduklariniz? Nedir asil mesaj burada? Acindirma duygusu uyandirmak mi? Once cuvaldizi kendinize batirin.

 

Kedi, kopek mamalarini neden protesto etmiyorsunuz? Ekmekden mi yapiliyor saniyorsunuz onlari? Onlarin yedikleri etlerin cani Mars’dan mi geliyor? Kendinizi artiklardan yapiliyor diye kandirmayin.

 

Asil mesaj “aktif pasifizm”. Hedef ideolojik isgal.

 

Evet, hayvanlara karsi ve hatta tum yasam bicimlerine karsi, sevecen ve vicdanli olmak ahlaki bir durustur ama kendi cinsi aci cekerken baska cinsler icin cirpinmak acinasi ve trajikomik bir durum. Hic girmediginiz arka mahallelere girin ve insanlarin yasadiklari acilari gorun. Cocuk esirgeme kurumlarina gidin ve sefkatsiz buyuyen cocuklari gorun. Kedi, kopek balina tamam ama once insan. Insani kurtaramayan, balinayi, kediyi kurtarmis ne anlami var? Ne icin ve ne tur bir bilinc ve yurek icin?

 

Komsu mahallede, bir cocuk ac yataga girdiyse, bir cocuga o gece uyumadan once masal okunmadiysa, basi oksanmadiysa, ote mahalleden biri sizden farkli dusundugu icin iskence gormekte ise ve de siz sokak kopeklerine barinak kurmussunuz, onlara cankurtaran almissaniz, ne kiymeti var? Oncelikler, once. Once insan. Tek bir insanoglu, insankizi, insan yavrusu, diger insanlarca aci cektiriliyorsa, balinacilik gayretleriniz bosa demektir, cunku balinayi kurtaracak olan, copluge atilmis bir enik degil, pekala cami avlusana birakilmis bir bebek olabilir.

 

Cesaretiniz var mi once insani kurtamaya?

 

G. Isik

 

20100421